Aesthetic surgery of the nose (Rhinoplasty)
Nose Surgery
Improving Form And Function Of The Nose
Each year thousands of people undergo surgery of the nose. Nasal surgery may be performed for cosmetic purposes, or a combination procedure to improve both form and function. It also may alleviate or cure nasal breathing problems, correct deformities from birth or injury, or support an aging, drooping nose.
Patients who are considering nasal surgery for any reason should seek a doctor who is a specialist in nasal airway function, as well as plastic surgery. This will ensure that efficient breathing is as high a priority as appearance.
Can Cosmetic Nasal Surgery Create A "Perfect" Nose?
Aesthetic nasal surgery (rhinoplasty) refines the shape of the nose, bringing it into balance with the other features of the face. Because the nose is the most prominent facial feature, even a slight alteration can greatly improve appearance. (Some patients elect chin augmentation in conjunction with rhinoplasty to better balance their features.) Rhinoplasty alone cannot give you a perfect profile, make you look like someone else, or improve your personal life. Before surgery, it is very important that the patient have a clear, realistic understanding of what change is possible as well as the limitations and risks of the procedure.
Skin type, ethnic background, and age will be among the factors considered preoperatively by the surgeon. Except in cases of severe breathing impairment, young patients usually are not candidates until their noses are fully grown, at 15 or 16 years of age. The surgeon will also discuss risk factors, which are generally minor, as well as where the surgery will be performed-in a hospital, freestanding outpatient surgical center, or a certified office operating room.
To reshape the nose, the skin is lifted, allowing the surgeon to remove or rearrange the bone and cartilage. The skin is then redraped and sutured over the new frame. A nasal splint on the outside of the nose helps retain the new shape during healing. If soft, absorbent material is placed inside the nose to stabilize the septum, it will normally be removed the morning after surgery. External nasal dressings and splints are usually removed five to seven days after surgery.
When Should Surgery Be Considered to Correct a Chronically Stuffy Nose?
Millions of Americans perennially suffer the discomfort of nasal stuffiness. This may be indicative of chronic breathing problems that don't respond well to ordinary treatment. The blockage may be related to structural abnormalities inside the nose or to swelling caused by allergies or viruses.
There are numerous causes of nasal obstruction. A deviated septum (the partition between the nostrils) can be crooked or bent as the result of abnormal growth or injury. This can partially or completely close one or both nasal passages. The deviated septum can be corrected with a surgical procedure called septoplasty. Cosmetic changes to the nose are often performed at the same time, in a combination procedure called septorhinoplasty.
Overgrowth of the turbinates is yet another cause of stuffiness. (The turbinates are the tissues that line the inside of the nasal passages.) Sometimes the turbinates need treatment to make them smaller and expand the nasal passages. Treatments include injection, freezing, and partial removal. Allergies, too, can cause internal nasal swelling, and allergy evaluation and therapy may be necessary.
Can Surgery Correct a Stuffy, Aging Nose?
Aging is a common cause of nasal obstruction. This occurs when cartilage in the nose and its tip are weakened by age and droop because of gravity, causing the sides of the nose to collapse inward, obstructing air flow. Mouth breathing or noisy and restricted breathing are common.
Try lifting the tip of your nose to see if you breathe better. If so, the external adhesive nasal strips that athletes have popularized may help. Or talk to a facial plastic surgeon/otolaryngolgist about septoplasty, which will involve trimming, reshaping or repositioning portions of septal cartilage and bone. (This is an ideal time to make other cosmetic improvements as well.) Internal splints or soft packing may be placed in the nostrils to hold the septum in its new position. Usually, patients experience some swelling for a week or two. However, after the packing is removed, most people enjoy a dramatic improvement in breathing.
What Treatment Is Needed for a Broken Nose?
Bruises around the eyes and/or a slightly crooked nose following injury usually indicate a fractured nose. If the bones are pushed over or out to one side, immediate medical attention is ideal. But once soft tissue swelling distorts the nose, waiting 48-72 hours for a doctor's appointment may actually help the doctor in evaluating your injury as the swelling recedes. (Apply ice while waiting to see the doctor.) What's most important is whether the nasal bones have been displaced, rather than just fractured or broken.
For markedly displaced bones, surgeons often attempt to return the nasal bones to a straighter position under local or general anesthesia. This is usually done within seven to ten days after injury, so that the bones don't heal in a displaced position. Because so many fractures are irregular and won't "pop" back into place, the procedure is successful only half the time. Displacement due to injury often results in compromised breathing so corrective nasal surgery, typically septorhinoplasty, may then be elected. This procedure is typically done on an outpatient basis, and patients usually plan to avoid appearing in public for about a week due to swelling and bruising.
Burun estetik ameliyatları temel olarak yüz estetik cerrahisi (fasial plastik cerrahi) branşının ameliyatlarından birisidir. Fasial plastik cerrahi branşı ise KBB uzmanlığının bir yan dalı olarak bütün dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Fasial plastik cerrahi ile ilgilenen bir kulak burun boğaz uzmanı problemlerinizi estetik açıdan ve hayat konforunuz için son derece önemli olan burun solunumunuz yönünden en ideal biçimde çözümleyecektir.
Estetik amaçla yapılan burun ameliyatlarında genellikle burun bir miktar küçültüldüğü için ameliyat öncesinde burun içi ve çevresi anatomik yapılarınızın direkt muayene, endoskopik muayene ve gerekirse radyolojik tetkiklerle dikkatli olarak değerlendirilmesi gereklidir. Ameliyat öncesinde burun tıkanıklığı şikayetiniz olmasa bile ameliyat sonrasında oluşabilecek şikayetleriniz göz önüne alınarak özellikle alt ve orta burun etlerinizin aynı ameliyat sırasında uygun cerrahi tekniklerle bir miktar küçültülmesinin gerekip gerekmediğine karar verilmelidir.
AMELİYAT ÖNCESİ KARAR VERME
Ameliyatınızı yapacak doktorunuzla görüşmeden önce kendinizi bu ameliyata yönlendiren tüm şikayetlerinizi belirlemeniz çok önemlidir.
Estetik olarak düzeltilmesini istediğiniz problemlerin yanı sıra burundan nefes almanızda sorun olup olmadığı, burun akıntısı, genize akıntı ve baş ağrısı şikayetlerinizin olup olmadığını belirlemeniz bu ameliyat sırasında burun bölgesindeki diğer problemlerinizin de saptanarak çözülmesinde doktorunuza yardımcı olacaktır.
Burun şeklinizle ilgili olarak kendi belirlediğiniz sorunlarınızı ve yapılmasını istediğiniz değişiklikleri doktorunuzla mutlaka tartışmanız gereklidir. Ameliyattan beklentilerinizin mevcut yüz estetik oranlarınız ve normal burun fonksiyonlarınız ile uyuşup uyuşmadığı aynı zamanda cerrahi tekniklerle olabilirliği doktorunuz tarafından net olarak ifade edilmelidir. Ameliyat sonrası hayal kırıklığı oluşmasını engellemek bu tartışmanın yeterince yapılması ve ameliyatınızı yapacak doktorunuz ile yapılması planlanan değişiklikler konusunda karşılıklı mutabakat sağlanmanız ile mümkün olacaktır.
Bu aşamada çekilen fotoğraflarınız üzerinde belirli noktalar temel alınarak yapılan ölçümlerle, mevcut yüz ve burun ölçüleriniz ve burnunuzun yüzünüze göre ideal ölçüleri (uzunluğu ve burun ucunun yanağa göre öne uzanma miktarı - projeksiyon) hesaplanabilmektedir.
Mevcut burun boyutları ve hastanın yüz yapısına uygun ideal burun boyutları belli noktalar ve oranlar temel alınarak hesaplanmaktadır.
Çekilen fotoğraflarınız üzerinde dijital görüntüleme teknikleri ile ameliyatın olası farklı sonuçlarına yönelik görsel bilgilendirme yapılması, burun profilinizin, burun ucunuzun ve burun deliklerinizin şekli hakkında karar vermenizi kolaylaştırmaktadır.
Ameliyat öncesinde dijital teknikler kullanılarak farklı sonuçların öngörülebilmesi istenen sonuç hakkında karar vermeyi kolaylaştırmakta, ameliyat planı bu sonuca ulaşmaya yönelik olarak yapılmaktadır.
Ameliyat öncesi değerlendirmelerinizin ve fotoğraf çekimlerinizin dik pozisyonda yapılmasına karşın ameliyatın yatar pozisyonda yapılması, aynı zamanda ameliyat sırasında yapılan enjeksiyonlar ve oluşan cilt ödemi nedeni ile özellikle çıkartılacak doku miktarı hakkında karar vermek zorlaşabilmektedir. Bu nedenle ameliyat öncesinde bu hesaplamaların yapılması ve ameliyatınız sırasında yapılacak işlemlerin önceden tam olarak planlanması ameliyatınızın istenen şekilde sonuçlanması için son derece önemli olmaktadır.
Bazen hasta gözü ile çok büyük görünen kusurlar cerrahi olarak basit bir işlemle düzeltilebilirken çok küçük bir kusur zor ve uzun bir cerrahi müdahale ile ancak belki de kısmen düzeltilebilmektedir. Tam iyileşmenin uzun sürmesi ve bu sırada etkili olan hastanın doku özellikleri, yara iyileşme özellikleri gibi faktörlere bağlı olarak tüm estetik burun ameliyatlarında ortalama % 5-15 oranında, iyileşmenin tamamlanmasının ardından ufak bir düzeltici müdahale daha yapmak gerekebilmektedir.
Açık ten rengi ve ince cilt yapısı olan hastalarda ileri derecede deformite düzeltilmesi ve greft uygulaması yapılması durumunda ikinci bir müdahale ihtimali artarken, cildi çok ince olmayan ve burunda karşıdan bakışta belirgin asimertisi olmayan hastalarda bu ihtimal oldukça düşük olmaktadır. Karşıdan bakışta "C" ya da "S" şeklinde asimertik ve eğri olan burunlarda tüm burun kıkırdak ve kemiklerinde asimetri olması nedeni ile iyileşmenin tamamlanması ve dokuların nihai şekillerini almaları sonrasında bir miktar eğikliğin ya da asimetrinin fark edilmesi en sık karşılaşılan problemlerden birisidir. Sonucun tatminkar olmaması durumunda bu sorunların çökük görünen bölgelerin cilt altına yerleştirilen ince kıkırdak parçaları ile desteklenmesi gibi basit kamuflaj teknikleri ile giderilmesi en uygun yaklaşım olmaktadır.
Ameliyat sonrasında alçı ve bandajlarınız alındığı dönemde ilk kez göreceğiniz burnunuz nihai sonuç olmayacak, dokulardaki ödemin azalması ve burnunuzun son şeklini alması, kullanılan ameliyat tekniği, burun cildinizin yapısı ve ameliyatınız sırasında kullanılan greftlerin (burna eklenen kemik, kıkırdak gibi dokular) cins ve miktarına göre ilk 2-3 ayda daha hızlı olmak üzere, yaklaşık 6-12 ay sürecektir.
AMELİYATIN AMACI
Burun estetik ameliyatınızda yüzünüze en uygun ve doğal görünümlü burnun yapılması hedeflenmelidir. Mevcut dokularınızın biyolojik özellikleri bu cerrahi işlemin sonucu üzerinde önemli etki yapmaktadır. Yani cildinizin kalınlığı, mevcut kıkırdaklarınızın inceliği ve formu, yara iyileşme özellikleriniz ve daha önce geçirmiş olduğunuz burun ameliyatları estetik burun ameliyatınızın sonuçları üzerinde önemli etki yapmaktadır.
Burnunuz yüzünüzün tam ortasında ve siz aynaya baktığınızda ya da size bakıldığında yüzünüzde ilk dikkat çeken yapıdır. Güzel ve çekici bir burun, kendi içinde belli oranlara sahip aynı zamanda diğer yüz yapılarınız arasında silik kalmayan ve kendisini gösteren bir burundur. Bu nedenle ameliyatın amacı tek başına çok güzel bir burun yapmak değil yüzünüze en uygun olacak burnu yapmaktır. Bu amaca ulaşmak için çoğu zaman mevcut dokularda küçültme yapılmakla beraber özellikle daha önce ameliyat olmuş hastalarda burna doku ekleyerek bazı bölgelerini büyütmek gerekmektedir.
Buruna doku eklemek gereken durumlarda genellikle kulak ya da kaburgadan alınan kıkırdak parçaları gibi hastanın kendi dokuları tercih edilmektedir. Hastanın kendi dokusu dışındaki her türlü materyalin özellikle destek amaçlı olarak kullanılmaları durumunda uzun dönem başarı oranları düşük, enfeksiyon, atılma gibi sorunlar yaşama ihtimali yüksek olmaktadır. Homogreft olarak isimlendirilen kadavralardan elde edilen ve özel işlemlerle antijenik yapıları temizlenmiş kaburga kıkırdakları yüzeysel kontur düzensizliklerini saklamak amacı ile en fazla tercih edilen materyallerden birisidir. Orta uzun vadede volüm kaybetmelerine karşın güçlü bir bağ dokusuna dönüşmeleri nedeni ile burun hatları üzerindeki etkileri devam etmektedir.
AMELİYAT TEKNİKLERİ
Burun estetik ameliyatları en çok yapılan estetik amaçlı ameliyatlardandır. Ameliyat süresi, burundaki şekilsel problemin tipine, birlikte bulunabilecek burun içi eğriliği, anatomik varyasyonlar, burun eti büyümesi, kronik sinüzit gibi patolojilere ve uygulanacak cerrahi tekniğe bağlı olarak değişmekle beraber genel olarak 1,5-2 saat civarında sürmektedir. Ancak kulak, kaburga gibi başka bölgelerden doku alınmasını da gerektiren özel durumlarda bu süre daha uzun olabilmektedir.
Cerrahi Teknikler
Rinoplasti ameliyatlarında kullanılan başlıca teknikler şunlardır;
- Mikrorinoplasti
- Tipplasti
- Açık Rinoplasti
- Kapalı Rinoplasti
Burnun kemik yapılarına herhangi bir müdahale yapılmadan sadece kıkırdak yapıdaki uç kısmının şekil bozukluklarını düzeltmek amacı ile yapılan ameliyatlar tipplasti olarak isimlendirilmektedir. Bu ameliyatta çok sınırlı problemler dışında hemen her zaman açık teknik tercih edilmektedir. Tipplasti ameliyatı ile burun ucu düşüklüklerini ve asimetrilerini düzeltmek, dolgun burun uçlarını küçültmek, burun profil görünümündeki uç noktasını belirginleştirmek veya burun girişini daraltan kıkırdak açılanmalarını düzeltmek mümkün olmaktadır. Ameliyat sırasında kemik yapılara müdahale yapılmaması nedeni ile ameliyat sonrasında gözler çevresinde şişme ve renk değişikliği genellikle izlenmemektedir. Burun üzerinde bir haftalık bir bandaj uygulaması yeterli olduğundan tipplasti ameliyatı sonrasında hastaların normal günlük yaşantılarına dönmeleri oldukça hızlı olmaktadır.
Burun ucunda şekilsel bozukluk ya da asimetri olan, daha önce ameliyat olmuş ve veya estetik ameliyatla beraber aynı seansta burun içindeki septumun eğikliğine (deviasyon) müdahale edilmesi gereken hastalarda en ideal yaklaşım açık rinoplasti tekniğidir. Rinoplasti yapılacak hastaların çoğunda burun ucuna da müdahale edilmesi gerektiği için açık rinoplasti günümüzde en fazla tercih edilen cerrahi teknik olmaktadır.
Açık rinoplasti ameliyatında iki burun deliği arasındaki bölgenin (kolumella) orta kısmından yatay bir kesi yapılarak ameliyata başlanmakta (Şekil 3) ve burun derisi bu yolla kaldırıldıktan sonra burun ucunu oluşturan bütün kıkırdak yapılar ortaya konularak ameliyat direkt görüş altında yapılmaktadır. Bu şekilde yapılan ameliyatta simetrinin tam olarak sağlanmasının yanı sıra ihtiyaç olan bölgelere kıkırdak destekler yerleştirilip dikişlerle sabitlenebildiği için ameliyat sonrasında burnun ya da burun ucunun şekil değiştirmesi, burun ucunun düşmesi, burun içi septumun kayması gibi riskler en aza indirgenmektedir.
Açık teknikte burun içi kıkırdak perdeye (septum) tam olarak hakim olunabildiği için bu yapıdaki özellikle burun sırtına yakın olan eğiklikler uygun yöntemlerle, gerekirse kıkırdak parçalar eklenerek tam olarak düzeltilebilmekte, daha önceki ameliyatlarda oluşan kıkırdak eksiklikleri tam ve simetrik olarak onarılabilmektedir. Açık teknik ameliyatlarda burun uç kısmında yapılan kesi uygun teknik ve materyallerle kapatıldığında yaklaşık 1,5-2 ay içinde fark edilmeyecek şekilde hemen tamamen iyileşmektedir.
Burun ucunda ve septumunda belirgin problemi olmayan, asıl şikayeti burun sırtında kemik ve kıkırdak çıkıntı (dorsal hump) olan veya önceki ameliyatı takiben burun sırtında basit yüzeyel düzensizlikler kalmış olan hastalarda kapalı rinoplasti tekniği tercih edilmektedir.
Bu teknikte burun delikleri içinden yapılan kesilerle burun sırtına ulaşılmakta ve buradaki şekilsel bozukluklara gereken müdahaleler yapılmaktadır. Kapalı teknik uygun seçilmiş hastalarda ameliyatın daha kısa sürede yapılmasını sağlamakta, burun ucunda çok az miktarda ödem oluşması nedeni ile iyileşme daha kısa sürmektedir.
Ameliyatlarda burun sırtındaki kemik ve kıkırdak çıkıntı alındıktan sonra burun sırtına karşıdan bakışta doğal görüntü verebilmek için burun kemikleri kırarak birbirine yaklaştırılmakta ve buna bağlı olarak ameliyat sonrasında gözler çevresinde bir miktar morarma ve şişme olmaktadır. Bu ödem ve renk değişiklikleri yaklaşık 7-12 günde hemen tamamen kaybolmaktadır. Son zamanlarda kullanılmaya başlanan “hiloterapi” uygulaması, özel bir maske yardımı ile gözler çevresine 15-18 derecede soğuk uygulanmaktadır. Lenf ve kan dolaşımını aktif tutan bu uygulama ile ameliyat sonrasında gözler çevresinde oluşan şişme ve renk değişiklikleri önemli ölçüde engellenebilmektedir.
Özel durumlar dışında buruna tampon konulması gerekmediğinden çoğu hastada ameliyat tamponsuz olarak yapılabilmektedir.
Burun dışına uygulanan bandaj ve plastik alçı ameliyattan sonra birinci haftada yenilenmekte, 10-14. günlerde çıkartılmaktadır.
Burnun hareket etmeyen bir yapı olması nedeni ile ameliyat sonrası ciddi ağrı olmamakta basit ağrı kesiciler genellikle yeterli olmaktadır.
Ameliyat sırasında burun etlerini küçültmek amacı ile koterizaston, radyofrekans ya da mikrodebrider gibi kanama yapmayan teknikler dışında bir cerrahi müdahale yapılmışsa ameliyat sonrasında kanama riskini azaltmak için buruna tampon konulması gerekebilir. Bu tampon yumuşak bir sünger yapısında olup tıkanıklık dışında ciddi bir problem yaratmamakta ve ameliyat sonrası ikinci günde alınmaktadır.
Ameliyat sonrası fazla sıcak olmayan bir ortamda ve baş hafif yüksek olarak istirahat edilmesi önerilir.
İlk 24-36 saatte gözler üzerine aralıklı soğuk tatbiki yapılması sişlik ve morlukların artmaması ve daha çabuk normale dönmesi için faydalıdır.
İlk hafta içinde burunda olabilecek kabuklanma ve tıkanmalar için bir kez kontrole gelmek gerekebilir.
Burun estetik ameliyatı sonrasında iyileşme zamanla olmakta ve tamamlanması yapılan ameliyatın tipine göre 6-12 ay sürebilmektedir. Bu süreçte burun ilk haftalarda daha çabuk, takiben yavaş yavaş şekil değiştirerek istenen sonuca ulaşılmaktadır. Bu nedenle ameliyat sonrası erken dönemde burnun görüntüsünün istenen gibi olmaması son derece doğaldır, zamanla ödem azalıp cilt normal kalınlığına geldikçe burnun şekli de istenen yönde değişecektir. Aynı şekilde ameliyat sonrası erken dönemde tam istenilen sonucun izlenmesi ise kullanılan tekniğe ve yapılan işlemlere bağlı olarak farklılıklar olsa da, zamanla istenenden daha değişik bir sonucun oluşma ihtimalini akla getirmelidir.
Zaman içinde burun şeklinde oluşan değişikliklerin ameliyatı yapan doktorla birlikte takip edilmesi en uygun yol olacaktır.
BURUN ESTETİĞİ SONRASI DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
- Burnunuz üzerindeki alçı 10-14 gün arasında kalacaktır. Islanmaması gerekmektedir. Aşırı sıcak ya da buharlı yerlerde bulunmanız terleme ile bu alçının gevşemesine ya da çıkmasına neden olabilir.
- llk 24-36 saatte gözleriniz üzerine aralıklı olarak soğuk tatbiki (saat başı 5-10 dakika) yapılmalıdır.
- Ameliyat sonrası 5 gün fiziksel aktiviteden mümkün olduğunca uzak durulmalı ve başınız yüksekte olacak şekilde istirahat etmelisiniz.
- Bir hafta boyunca aşırı yüz mimikleri ve gülmekten kaçınınız.
- Açık teknik ameliyat yapılmış ise burun ucundaki dikişleriniz 5-7 günde doktorunuz tarafından alınacaktır.
- Burun ameliyatınızdan sonra göz altlarınızda ve yüzünüzde şişme olabilir. Bu şişlikler ve renk değişiklikleri 1-2 hafta içinde tamamen geçecektir.
- Burnunuz açıldıktan sonra burun cildinizi nazik bir şekilde sıvı sabun veya özel losyonlarla temizleyebilirsiniz. Bandaj alındıktan sonra makyaj yapabilirsiniz.
- Ameliyatı takip eden üç hafta boyunca burna darbe riskini artıran boğazlı kazak veya dar boyunlu giysiler giymemeniz uygun olur.
- Üç hafta süreyle burnunuza sert bir şekilde dokunmamanız, ilk 6 hafta burna darbe gelme ihtimali olan aktivitelerden kaçınmanız gerekir.
- 6 Hafta boyunca gözlük kullanmamanız daha sonraki dönemde hafif çerçeveli gözlükler kullanmanız önerilir
- Operasyonu takip eden 6 ay boyunca burun cildinizin güneş ışığından korunarak yanmasını engellemeniz gerekir.
- Aşırı sıcak burnunuzda şişmeye neden olacağından bu tür ortamlarda bulunamamanız önerilir.
- Doktorunuzun verdiği ilaçlar dışında ilaç alınmamalıdır.
AMELİYAT ÜCRETİ
Estetik burun ameliyatları farklı teknikler, enstrümanlar ve malzemeler kullanılarak farklı şekillerde yapılabilen bir ameliyattır. Burnunuzdaki problemin boyutu, daha önce geçirmiş olduğunuz burun ameliyatları, kulak ya da kaburgadan kıkırdak parça alma gerekliliği olup olmaması ve birlikte burun eti (konka) büyümesi, sinüzit gibi aynı ameliyat sırasında müdahale edilmesi gerekecek problemlerinizin olup olmaması ameliyat ücretini etkilemektedir.
Ücreti etkileyen bir diğer faktör ameliyatın yapılacağı hastanedir. A Grubu (Amerikan Hastanesi, Acıbadem Hastanesi gibi) hastanelerde yapılan ameliyatlarda, cerrahi ücreti aynı olmasına karşın diğer ücretlerin (oda, ameliyathane kullanımı, malzeme, anestezi, tetkik) nispeten yüksek olması nedeni ile maliyet daha küçük hastanelere göre bir miktar artmaktadır.
Estetik burun ameliyatı tüm diğer estetik ameliyatlar gibi sağlık sigortalarının karşılamadığı bir ameliyattır. Bu nedenle ameliyat ücreti genellikle paket fiyat olarak verilmektedir. Yani ödeyeceğiniz toplam ücret ameliyat öncesinde net olarak belli olmakta, kullanılan malzemelerin fiyatları tek tek hesaplanmayıp sabit bir fiyat olarak belirlenmektedir. Burun gibi yüzün ortasında ve ilk bakışta göze çarpan kritik bir anatomik yapı üzerinde yapılacak estetik müdahalelerin sonuçlarının başarısı üzerinde ameliyatınızı yapacak cerrahın bu konudaki tecrübesi, eğitimi ve cerrahi yetenekleri en önemli unsurlar olmakla birlikte ameliyat sırasında kullanılan enstrümanların ve malzemelerin kalitesi de önemli rol oynamaktadır. Örnek olarak kıkırdak yapıları tespit ederken daha pahalı olmasına karşın 4-6 ay arasında tamamen eriyerek kaybolan cerrahi dikiş malzemelerinin kullanılması yerine nispeten daha ucuz olan ancak erimeyen dikişlerin kullanılması zaman içinde yabancı cisim reaksiyonu, enfeksiyon gibi problemlere neden olabilmektedir.
Benzer durumlar diğer malzemenin ve ekipmanların kalitesinden sterilizasyonuna kadar pek çok farklı faktör üzerinde etkili olabilmekte yani ücretteki azalma genellikle kaliteden ödün vermek anlamına gelmektedir.
Sonuç olarak oldukça karmaşık bir cerrahi olan estetik burun ameliyatına karar verdiğinizde ameliyat için ödeyeceğiniz ücret elbette önemli bir kriterdir ancak öncelik sıralamasında ilk sırada olmamalıdır. İlk ameliyat başarı oranı en yüksek olan ameliyattır. Takip eden düzeltici ameliyatların tatminkar estetik ve fonksiyonel sonuçlar verme oranı giderek azalmaktadır. Nihai sonuçları 6-12 ay gibi bir sürede çıkan böyle bir ameliyat için cerrahın tecrübesi ve vaka sayısı sonuç üzerinde etki eden en önemli faktörlerdir. Bu nedenle ameliyatınızı yapacak doktorun doğru seçimi ilk önceliğiniz olmalıdır.
Ameliyat ücreti yukarıda değinilen parametrelere bağı olarak çok geniş bir aralıkta değişmektedir. En doğru yaklaşım doktorunuz konusunda karar verdikten sonra tam bir estetik ve fonksiyonel burun değerlendirmenizin yapılması ve yapılması gereken müdahalelere karar verilmesidir. Ameliyatınızın estetik ve bir o kadar önemli olan burun fonksiyonlarınız yönünden başarılı olması için burun eti ya da sinüs cerrahisi gibi ek müdahalelerin gerekli olması ücretin yanı sıra hastane seçimini de etkileyebilmektedir.
| < Prev | Next > |
|---|

