Revizyon burun estetiği cerrahisi

İkinci veya daha fazla defa burun estetik ameliyatı (revizyon) düşünenler bu yazı sizin için…!

 

Kulak Burun Boğaz Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Seçkin Ulusoy ile son yıllarda oldukça popülar olan burun estetik ameliyatlarında revizyon yani yeniden bir burun estiği cerrahisi operasyonlarını konuştuk. Uzun yıllardır bu ameliyatlar ile ilgilenen doktorumuz oldukça önemli noktaları vurguladı. Özellikle daha önce burun estetiği olmuş fakat tatmin olmamış kişilerin yazıyı mutlaka okumalarını öneriri…

 

Rinoplasti ameliyatları sonrası revizyon niçin gerekebiliyor??

Her burun ameliyatının mutlaka kişiye özel planlanması gerekiyor. Başka bir ifade ile her bireyin burnunun yüzündeki göz, kaş çene, alın, elmacık kemikleri ve genel yüz simetrisi yanında cilt yapısıylada beraber değerlendirilip bir tasarım yapmak gerekiyor. İnsanların yüzlerindeki var olan altyapı bu ameliyatın hem uygulanacak tekniğinde hemde başarısında en önemli anahtardır. Benim gördüğüm revizyon gerektirecek hastaların başarısızlık sebeplerinden başlıcalarını hastanın kıkırdak, kemik ve cilt yapısına uygun tekniğin seçilmemesi veya bu yapıların bazende gereğinden fazla alınarak küçültülmesi ve nihayatinde halk arasında burun çökmesi veya burun ucunun sonradan düşmesi oluşturuyor. Revizyon hastalarının yarısını hem estetik hemde fonksiyonel yani burun tıkanıklığı sebepleri oluşturur iken, geri kalan yarısınıda sadece estetik veya sadece fonksiyonel sorunlar birlikte olduğu durumlar oluşturuyor. Estetik nedenler arasında en sık neden, eski standart ameliyat yöntemleriyle burun iskeletini oluşturan kemik ve kıkırdak  yapıların birbiri ile olan uyumunun bozulması sebebiyle olmakmaktadır. Burada şunun iyi algılanmasını isterim ki her birey ve kişilik yapısı özgün olduğu gibi her burunda eşsizdir ve o kişi için özel planlama yapılması gerekir. Estetik olarak başarılı olup fakat burun fizyolojik görevlerinin bozulduğu hastalarda sorun hava pasajı düşünülmeksizin burun iskeletinin küçültülmesi oluşturmaktadır. Bulunduğumuz coğrafyada burun estetği ameliyatlarında genellikle küçültme ameliyatları uyguluyoruz yani bir yapının dış duvarlarını küçülttüğünüzde içindeki boşluklarda küçülüyor, buna dönük mutlaka önlemler almak gerekiyor. Uyguladığumuz ameliyat ile burun içini küçülttüğümüz bu hastaların hava pasajını arttırmaya dönük valf ( kapakçık) cerrahisi dediğimiz bazı işlemler gerekiyor. Bu teknikler ile ile hastanın burun dışı küçülürken içindeki hava akımı çok daha hızlı ve tatminkar olmasını sağlayabiliyoruz. Bu konuda benimde yapmış olduğum ve literature geçen bir çalışmada doğru teknikle uygulandığında rinoplasti ameliyatı sonrası hastaların hem koku hemde nefes alışı fonksiyonlarının oldukça anlamlı bir şekilde arttığını bulduk. Günümüzde bu ameliyatın hem estetik hemde fonksiyonel olarak başarılı olması hedeflenmektedir. Estetik burun ameliyatından önce doktor burnun içindeki yapılarıda endoskopik olarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirmeli ve planlama buna göre yapılmalıdır. Bu açıdan bazen hastaların muayene olmaksızın burnumu yaptıracağım demesi veya hekimin tamam madem istiyorsunuz ve paranız var bizde burnununuzu yapalım demesi üstte bahsettiğim sorunlara davetiye çıkaracak yanlış yaklaşımlardır.

 

 

Revizyon ameliyatına karar verdim nasıl bir yol izlemeliyim?

Şunu belitmek isterim ki ben dahil her estetik burun cerrahının revizyon gerektirebilecek hastaları vardır, biz bu ameliyatı konuşurken hastalarımızla literatürde de belirtilen en deneyimli cerrahların bile mutlaka % 5 civarında revizyon gerektirecek vakalarının olduğu ihtimali de paylaşıyoruz. Hekim hasta ilişkilerinin ve güvenin devam ettiği durumlarda revizyonu ilk ameliyat eden doktorun yapması daha doğrudur, ama hasta hekim iletişiminde ve güveninde sıkıntıların olduğu durumlarda ise bazen bir başka burun cerrahının devreye girmesi daha faydalı ve başarılı olabiliyor.  Yani revizyonu kimin yapacağına öncelikle hasta ve hekim arasındaki güven ve iletişime göre karar vermek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu noktada hastalara “eğer bu hekim hasta güveni zinciri bozuldu ise revizyon için ilk ameliyatı yapan cerraha bu işlem için ısrarla baskı yapmamalarını” hem kendi sağlıkları hemde beşeri ve hukuki ilişkilerin sağlıklı devam etmesi açısından öneriyorum. Bu ameliyat üç boyutlu ve derinliği çok olan ve başarısında pek çok faktörlerinde rol oynadığı bir ameliyatır. Unutmayın hekim de insan ve her kişi hata yapabilir, yada hata olmaksızın bazen doku iyileşmeleri de kişiye özel farklılıklar gösterebiliyor, yani revizyon gerektiğinde hekimlerinde mutlaka hataları olmasıda gerekmeyebiliyor, bu noktada önemli olan doğru ve gerçekçi çözüm yollarını bulmaktır.

 

Her revizyon ameliyatı aynımıdır?

Bazen hastaların revizyon istemesi yeterli bir sebep olmayabiliyor yani ”attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağa ya deymesi” meselesi. Çok minor kusurlar için ben asla kişileri revizyon için heveslendirmiyorum. Her revizyon özgündür, bu noktada revizyon ve rötuş denilen kavramları da açıklığa kavuşturmak gerekir. Bir rinoplasti sonrasında burnun mimarisini tamamen değiştirecek bir ameliyat planlanmasına revizyon, bazende çok küçük bir takım basit müdaheleler yapılmasına ise rötuş demek daha doğrudur. Eğer hasta çok küçük bir estetik veya fonksiyonel bir sorunla başvurdu ise bu kısa süren ve bazen lokal anestezi ile bile yapılan işlemler ile düzeltilebilir. Burada önemli bir diğer konu da revizyon ameliyatına bir evvelki ameliyattan ne kadar süre sonra karar vermektir. Bu tarih hastanın burun üstünü kaplayan derinin ve burnun kıkırdak ve kemik yapılarının iyileşme durumuna göre doktor tarafından verilmelidir. Benim de hemfikir olduğum bu konudaki en önemli müellifler tararından bu süre bir evvelki ameliyat sonrasındaki asgari 6 ay mümkünse 1 yıl sonrası önerilmektedir . Eğer hasta daha evvel bir revizyon olduysa bu tarih en az 1 yıl olmalıdır. Bu tarihler konusunda da acele etmemek ve hekimin öngörülerine göre davranmak başarıyı arttıracaktır.

 

Revizyon ameliyatım başarılı olacak mı?

Başka bir ifadeyle sıkça sorulan “revizyon ameliyatları daha zor ve daha mı riskli” sorusunada buradan cevap vermek isterim. Revizyon ameliyatları daha yoğun tecrübe gerektiren ameliyatlar olup bir hekim için ilk ameliyata göre bazen daha zorlayıcı olabiliyor fakat günümüzde gelişen hastadan kıkırdak alma yada ticari olarak satılan güvenilirliği gösterilmiş kıkırdakları kullanma teknik ve teknolojileriyle artık bu ameliyatlar çok daha başarılı ve tatminkar oluyorlar. Ben üstte saydığım tüm bu ihtimalleride hesaba katarak tüm ameliyatlarımda uyguladığım işlemleri standart bir burun üzerinde işaretliyorum, dahası tüm ameliyatlarımı videoya çekiyorum. Bu yaklaşımın hem revizyon olasılığında içeride neler yapıldığının bilinmesi hemde kişisel teknik başarımın uzun vadede değerlendirmek açısından da oldukça faydalı olduğunu düşünüyorum.

Özetle öncelikle doğru cerrahi yöntem ve güvene dayalı bir iletişimin sürekliği durumunda eğer revizyon ihtimali olursa panik yapmayın. Revizyon cerrahisi günümüz teknik ve teknolojilerininde katkılarıyla çözümü mümkün ve başarılı bir operasyondur.

 

Revizyon ameliyatlarında bir sınır varmıdır?

Yukarıda doğru sebeplerle burun estetiği revizyonun tecrübeli ellerde oldukça başarılı ameliyatlardan olduğundan bahsettim fakat yanlış anlaşılmaması için mutlaka vurgulamak isterim ki revizyon cerrahiside sınırları olan bir müdaheledir. Yaklaşık 20 yıldır bu ameliyatlar ile ilgilenen bir hekim olarak defalarca burun ameliyatı olan ve doktor doktor dolaşan hastalar biliyorum, örneğin Micheal Jackson un bildiğimiz  6 revizyon burun ameliyat sonrasında geçirdiği evrimi internetten kolayca bulup takip edebilirsiniz. Benimde ortaokul çağlarımdan beri büyük hayranı olduğum, fakat görüntüsüyle oldukça fazla ilgilenen merhum pop yıldızının ilk revizyonu sonrasındaki sonuç bence gayet başarılı iken takıntılı sürecin devam etmesi nihayi başarısızlığın, belkide yaşamının son yıllarındaki depresyonun da başlıca sebeplerinden olduğunu düşünüyorum. Burun estetiği ameliyatları kişileri psikolojik olarak en çok etkileyen ameliyatlardandır, çünkü burun görünüşüne göre yüz ifadesi ve karekter değişmektedir. Burun yüzün ortasında ve kusurları kapatılamayacak bir organ ve insanların en fazla ilgilendikleri vücüt bölgelerinden biridir. Bu yüzden bazı hastalarda burundaki görüntü önemli bir takıntı haline gelebiliyor, dahası uygulanan ilk ameliyatı başarılı bile olsa hasta tekrar tekrar ameliyat olmak isteyebiliyor. Özelikle ülkemizde rinoplasti ameliyatları sonrası etrafdaki bir çok kişi sürekli bazı yorumlar yapıp kişiyi gereksiz yere üzebiliyor. Bu durum vücut algısının bozulduğu “dismorfik sendrom” denilen kişilik bozukluğu sendromlarına neden olabiliyor, yada yatkınlık varsa tetikleyici sebeplerden olabiliyor. Bu bahsettiğimiz hasta grupları burunlarını olduğundan daha büyük ve şekil bozukluğu var gibi algılayabiliyorlar. Bu gibi durumlarda hekime düşen görev revizyon randevusu yerine sağduyulu yaklaşıp psikolojik yardım için doğru yönlendirmesi olacaktır.

Son olarak da belirtmek isterim ki özellikle ikinci ve sonraki revizyon ameliyatına karar verirken cerrah hastasının dokularının artık başka bir ameliyatı kaldırıp kaldırmayacağına bakıp karar vermelidir. Hekimin hastaya yarar sağlama olasılığı azalmışssa ve hastanın zarar görme ihtimalleri artıyorsa yani dokuları yeni bir burun ameliyatını kaldıramayacak durumda ise cilt veya kıkırdak nekrozu dediğimiz sonuçların riskleri artıyorsa durumu kabullenmek ve “pes etmek” bazen daha doğru bir karar olacaktır.



Diğer Konular

Endoskopik DSR ( Gözyaşı kesesi Cerrahisi)
Burun Tıkanıklığı Cerrahisi
Estetik Burun Ameliyatları
Endoskopik Sinüs Cerrahisi
Revizyon burun estetiği cerrahisi
Kullanım Koşulları - Gizlilik Bildirimi - Çerez Politikası