Geniz Eti Ameliyatı

Enfeksiyona bağlı nedenler;
  • Yılda 5 ve üzerinde antibiyotik tedavisi gerektiren geniz eti enfeksiyonu hikayesi
  • Tedaviye dirençli geniz eti iltihabı (adenoidit)
  • Orta kulak hastalıkları (Adenoid büyümesi ile beraber ya da bariz büyüme olmadan)
    • Orta kulakta tedaviye cevap vermeyen sıvı birikimi (Efüzyonlu kronik otitis media)
    • Sık orta kulak iltihabı
    • Kulak zarında delik olup akıntının kesilmediği hastalar
    • Tedaviye cevap vermeyen kronik sinüzit
Tıkanma - Obstrüksiyona bağlı nedenler;
  1. Aşırı horlama ve uykuda sürekli ağız solunumu
  2. Obstrüktif apne sendromu
  3. Adenoid hipertrofisi ile beraber
    • Kronik akciğer hastalığı, gelişme geriliği, konuşma bozukluğu
    • Oklüzyon bozukluğu ve ağız solunumuna bağlı diş problemleri
    • Yüz kemiklerinde gelişme bozukluğu olarak sıralanabilir.

Özellikle tekrarlayan enfeksiyonlara bağlı ameliyat kararı verirken hastaların genel durumu, enfeksiyonların günlük hayatı, iş ve okul hayatını etkileme derecesi, alerjinin varlığı, tanının konduğu mevsim gibi değişkenler de etkili olmaktadır. Yaz mevsiminde bu enfeksiyonlar belirgin olarak azalmakta olduğundan ilkbahar aylarında tanı konulan hastalarda son bahara kadar beklemek bu süreçte vücut savunma sistemini güçlendirecek aşı ve tedavilerin uygulanması, varsa alerjinin kontrol altına alınması tercih edilebilir. Antibiyotik tedavisi her zaman ameliyat için bir alternatif olmakla beraber sık antibiyotik kullanımına bağlı direnç gelişimi mide bağırsak sistemi etkileri, alerjik reaksiyonlar dikkate alınmalıdır. Depo penisilin uygulaması ağrılı olması ve ciddi alerji riski nedeni ile sıklıkla tercih edilmemektedir.

Çocuk felci aşısının yaz aylarında yapıldığı dönemlerde bademcik ameliyatlarının bu aylarda yapılmaması önerilmekteydi. Günümüzde bu aşının standart olarak yapılmıyor olması nedeni ile artık yaz aylarında da bademcik ameliyatı yapılabilmektedir. Ancak özellikle küçük çocuklarda özellikle bademcik ameliyatları sonrasında çocuğun yeterli sıvı almamasına bağlı problem yaşanabileceği göz önüne alınmalıdır. Orta kulakta sık tekrarlayan ya da tedavi ile geçmeyen sıvı birikimi nedeni ile ventilasyon tüpü takılmasına karar verilen çocuklarda bu ameliyat sırasında tıkayıcı etki yapmasa da mevcut geniz etinin alınması enfeksiyon sıklığının azalmasında olumlu katkıda bulunmaktadır. 





GENİZ ETİ AMELİYATI (ADENOİDEKTOMİ):

Geniz eti genellikle 1 yaştan sonra büyümeye başlamakta ve 10 yaşından sonra giderek küçülerek 13-15 yaşlarından sonra çoğu hastada muayenede izlenmemektedir. Özellikle çocuğun kreşe ya da okula ilk başladığı yıllarda sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi sonucunda geniz eti de bu dönemlerde hızla büyümekte ve uykuda daha belirgin olmak üzere burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, horlama ve bademciklerin de çok büyük olduğu hastalarda daha sık olarak tıkayıcı uyku apnesine neden olabilmektedir.

Adenoid dokusu genizde enfeksiyon odağı olarak rol oynayarak östaki kanalı fonksiyonlarının etkilenmesi ile orta kulak problemlerine ve sinüslerin normal havalanmasını ve drenajını bozarak kronik sinüs enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Sürekli ağız solunumunun diğer sakıncaları ise diş sağlığı ve yüz kemiklerinin gelişimi üzerindeki olumsuz sonuçları ve yetersiz oksijen alımına bağlı olarak büyüme, gelişme ve zihinsel fonksiyonlar üzerindeki negatif etkileridir.

Bademciklerden farklı olarak vücut savunma sistemi gelişimi üzerinde belirgin katkısı gösterilmemiş olan adenoid dokusunun büyümesini takiben enfeksiyonlara yönelik verilen tedavilere rağmen burun solunumunun sağlanamadığı durumlarda yaşa bakılmaksızın alınması tercih edilmektedir. Kapsülsüz bir yapı olan geniz eti ameliyatta tam olarak alınamamakta her teknikte genizde bir miktar doku kalmaktadır. Bu nedenle çok küçük yaşlarda ameliyat edilen hastalarda nadir de olsa ilerleyen yıllarda tekrar ameliyat gerekliliği olabilmektedir.

ADENOİDEKTOMİ ( Genizeti) SONRASI ÖNERİLER:

Ameliyat sonrası ilk 2-3 günlük dönemde tükürükle karışık pembe renkli hafif kanama olabilir. Taze kırmızı kan veya kanlı kusma olursa doktorunuza haber veriniz.

Aynı ameliyat sırasında kulak zarına tüp tatbiki ya da zarın çizilmesi (Parasentez) işlemi yapılan hastalarda işlem yapılan kulaktan hafif kanlı ve az miktarda akıntı ilk günlerde olabilir, bol miktarda, sarı yeşil renkte ya da uzun süreli akıntı olursa doktorunuza haber veriniz.

AĞRI: Ameliyat sonrasında kulağa vuran hafif ağrı olabilir. Genellikle basit ağrı kesicilere cevep verir.

BESLENME BİLGİLERİ: Ameliyattan sonraki ilk 3-4 saatlik sürede hasta tam olarak anestezi etkisinden çıkmadığı için yemesi ve içmesi yasaktır. Ne zaman ağız yolu ile gıda alacağınızı hemşireniz size bildirecektir.

Genel olarak bol miktarda ılık su içilmeli, yumuşak, ılık ve tahriş etmeyen gıdalar alınmalıdır.
Ameliyat günü ve ameliyat sonrası 1. gün: Oda sıcaklığında yoğurt, nişasta peltesi, püre, makarna, puding gibi yumuşak gıdalar tercih edilmelidir.

2. Günden sonra: Tahriş edici ve çok sıcak olmamak kaydı ile normal diyete başlanabilir.

KONUŞMA: Ameliyat sonrası konuşmanın genizden gelmesi normaldir ve bu durum 3 hafta ile 3 ay arasında kadar sürebilir. Sesin oluşumunda genizdeki hava boşluğunun hacminin rolü vardır bu nedenle genizi dolduran adenoid dokusunun alınmasını takiben ses tonunda hafif bir değişiklik kalıcı olarak oluşabilir.

ATEŞ: Ameliyat sonrasında ateşin 0,5-1 derece artması normaldir. Daha yüksek ve uzun süreli ateş genellikle susuz kalmaktan kaynaklanır. Bol sıvı alımına rağmen ateş yüksek seyrediyorsa doktorunuzu arayınız.

NEFES KOKUSU: Az sıvı alan ve yetersiz beslenen kişilerde daha sık olmak üzere nadiren ameliyat sahası iltihaplanabilir ve nefeste kötü koku oluşabilir. Bu durumdan doktorunuzu haberdar ediniz.

AMELİYAT SONRASI FAALİYETLER: Çocuklar ameliyat sonrası 1-2 gün evde dinlenmelidirler. Ameliyattan 2  gün sonra okula dönebilirler. En az 7 gün spor faaliyetlerinde bulunmamalıdırlar.

Ameliyat sonrası 3-4 gün banyo yapılmaması uygun olur. Takiben ilk 15 gün ılık su ile olmak üzere banyo yapılabilir. Aynı ameliyatta kulağa işlem yapılan hastaların banyolarda ve havuz ya da denize girerken işlem yapılan kulakların doktorunuz aksini söyleyene kadar sudan korunması gereklidir. Bu amaçla ortasına az miktarda Vazalin sürülmüş bir pamuğun kulak kanalının girişine konulması genellikle yeterli olur. Su teması dışındaki durumlarda kulak kanalının açık kalarak hava alması gerekmektedir.

Alternatif koruma yöntemleri için (Kafa bantları, hazır kulak tıkaçları vb.) doktorunuza danışınız.

Copyright © %YEAR%. Tüm Hakları Saklıdır.