Endoskopik Sinüs Cerrahisi
Endoskopik cerrahinin seksenli yılların ikinci yarısında itibaren tüm dünyada yaygınlaşmasıyla KBB alanında da geniş uygulamaları başlamıştır. Endoskopik Sinüs Cerrahisi (ESC) günümüzde ilaç tedavisine cevap vermeyen sinüzitler başta olma üzere, bu bölge tümörleri, ön kafa kaidesi yaralanmaları, travmaya bağlı göz hasarları ve görme siniri sıkışması gibi durumların tedavisinde güncel tedavi seçeneği olarak en sık yapılan KBB ameliyatlarındandır. Bu teknik aynı zamanda birçok avantajları nedeniyle göz yaşı kesesi tıkanıklığı ameliyatlarında (DSR= Dakriosistorinostomi) ve hipofiz bezi tümörlerinin ameliyatlarında (Endoskopik hipofizektomi) oldukça yaygın kullanım sahası bulmuştur
ABD’de toplumda %14 oranında karşılaşılan kronik sinüzit rahatsızlığına yönelik olarak yılda 200.000 civarında ESC yapılmaktadır.
Burun çevresindeki sinüslerin bulunduğu bölgelerin dar, anatominin karmaşık olması ve beyin, gözler, görme sinirleri, gözyaşı kanalları, şah damarları gibi önemli organ komşulukları endoskopik sinüs ameliyatlarında eğitim ve tecrübe yanında düşük hata payı ile yüksek teknik beceriyi gerekli kılmaktadır.
Kronik sinüs hastalıklarında ESC ile başlıca;
- İltihaplı dokuların/poliplerin temizlenmesi
- Sinüsleri burna bağlayan ostiumadı verilen deliklerin açılması
- Konka bülloza, birden fazla boşalma deliği (aksesuar ostium), mukoza temas bölgeleri sorunları gibi anatomik problemlerin düzeltilmesi işlemleri yapılmaktadır.
ESC ameliyatlarında genellikle genel anestezi tercih edilmekle birlikte mecburi duurmlarda ve uyumlu hastalarda lokal anestezi d uygulanabilir. Ameliyatın süresihastalığın yaygınlığına ve aynı ameliyatta yapılacak burun içi eğikliği düzeltilmesi, burun eti küçültülmesi, diğer anatomik sorunların düzeltilmesi gibi ek müdahalelerin olup olmamasına göre değişkenlik göstermektedir. Ortalama operasyon süresi tek bir sinüse müdahale yirmi dakika civarında sürerken tüm sinüsleri tutan patolojinin temizlenmesi iki saati geçebilmektedir.
Burun kıkırdaklarına müdahele veya burun eti küçültülmesi gibi ek müdahaleler yapılmamışsa burun içerisine tampon konulmamakta, hastalar burundan rahat nefes alabilmektedirler. Bazen ameliyat sonunda, orta burun etinin altındaki ameliyat bölgesine, kanamayı ve iyileşme sırasında oluşabilecek doku yapışmalarını engellemek amacı ile yerleştirilen özel tamponlar ve çeşitli materyaller burun solunumunu olumsuz etkilememektedir.
Ameliyat sonrasında ciddi bir ağrı şikayeti olmamakta, basit ağrı kesiciler genellikle yeterli olmaktadır.
Hastaların bazen ameliyat günü hastanede kalması önerilmekle beraber ameliyatın içeriğine göre genellikle aynı gün taburculuk da mümkün olabilmektedir.
Hastaların ameliyatın sonrasında antibiyotik tedavisine en az 10 gün devam etmeleri önerilir, gerek görülen durumlarda bu süre uzatılmakta ya da ek ilaçlar eklenebilmektedir. Burunu mekanik olarak temizleyip mukozayı nemlendiren genellikle steril tuzlu su içeren spreyler kabuklanmalar geçene kadar tavsiyeedilir. Alerjik ve polipli hastalarda ikinci haftadan itibaren kortizon içeren spreylere ve polip oluşumunu riskini azaltan ilaçlara başlanmaktadır.
Ameliyat sonrası 8 haftalık süre içinde 2-3 kez hastanın kontrolü yapılmaktadır. Birinci haftanın sonunda yapılan ilk pansuman sırasında burun ve sinüs kanallarında oluşan kabuklar temizlenmekte, burun içine yapışmayı önleyici materyaller konulmuşsa bunlar alınmakta, enfeksiyon kontrolü yapılmaktadır.
ESC de bazı özel durumlarda ameliyatın zorluk derecesi artmakta ve başarısızlık veya komplikasyon ihtimalini artırmaktadır. Bu özel durumlar;
- Ameliyat sırasında dokularda aşırı kanama olması
- İleri derecede iltihap olması
- Özellikle damarsal içeriği fazla olan tümörlerin ameliyatları
- Hipertansiyon
- Pıhtılaşma bozuklukları (Kanama diatezleri) / Aspirin kullanımı
- Anatominin önceki ameliyat / travma nedeni ile değişmiş olması
- Önceki ameliyatlara bağlı sert iyileşme dokusu oluşmuş olması
- Yaygın polipler
- Anatomik farklılıklar (varyasyonlar) olarak sayılabilir.
ESC sırasında ya da sonrasında cerrahın tecrübesinede bağlı olarak oldukça nadiren de olsa aşağıdaki sorunlar ( komplikasyonlar) görülebilmektedir:
- Aktif kanama
- İntraorbital (göz içi) kanama
- Karotis (şah damarı) yırtılması
- Orbita (göz çukuru) travması
- Endoftalmi (gözün geriye yer değiştirmesi)
- Gözde hareket bozukluğu
- Nazolakrimal kanal (göz yaşı kanalı) zarar görmesi
- Beyin omurilik sıvısı kaçağı
- Kafa içi komplikasyonlar
- Apse
- Menenjit
- Beyin içine hava kaçması (Pnömosefali)
- Hipofiz bezi hasarı
olarak sıralanabilir.
Ameliyat Ücreti:
Endoskopik sinüs cerrahisinde ameliyat ücretinizi belirleyen çok sayıda değişken mevcuttur, bunlar arasında başlıcaları:
- Yapılacak ameliyatın kapsamı: tek taraflı, iki taraflı ameliyat
- Müdahale edilecek özel sinüsler: Alın sinüsü, sfenoid sinüs
- Ameliyat yöntemi: Standart ameliyat, balon sinoplasti yöntemi ile ameliyat, kombine ameliyat
- Kullanılacak ileri teknoloji: Cerrahi navigasyon (bilgisayar destekli cerrahi), Microdebrider (shaver)
- Aynı anda yapılması gereken/istenen diğer ameliyatlar: Burun eti küçültülmesi, burun kıkırdak eğriliği ameliyatı, burun estetiği vb.
- Ek ameliyatta kullanılacak ilave malzeme ve teknolojiler: Radyofrekans, nazal splintler vb.
- Ameliyatın yapılacağı hastane olarak sayılabilir.
Bu ameliyat beyinve göz ile komşulukları olan bir anatomik bölgede direk görüş olmadan, endoskopik sistemlerle elde edilen görüntülerin monitörden izlenirken küçük ve hassas cerrahi aletler kullanılarak yapıldığı bir işlemdir. Cerrahi bilgi ve tecrübenin yanı sıra mevcut cerrahi donanım ve endoskopik sistemlerin kalitesinin ve yeterliliğinin de ameliyatın başarısı ve istenmeyen sonuçların (komplikasyon) önlenmesi üzerinde çok önemli etkileri vardır. Tüm bu imkanların el altında olması cerrahın ücretini etkilememesine karşın hastane ücretlerini etkilemekte böylece toplam maliyet artmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Nedir?
Endoskopik Sinüs Cerrahisi, kronik sinüzit ve diğer sinüs hastalıklarının tedavisinde kullanılan, burun içerisinden endoskop yardımıyla gerçekleştirilen modern bir cerrahi yöntemdir. İşlem sırasında dışarıdan kesi yapılmaz.
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Hangi Durumlarda Uygulanır?
Bu cerrahi yöntem; kronik sinüzit, burun polipleri, tekrarlayan sinüs enfeksiyonları, sinüs kistleri ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen sinüs hastalıklarında uygulanabilir.
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Nasıl Yapılır?
Ameliyat, ince bir endoskop ve özel cerrahi aletler kullanılarak burun içinden gerçekleştirilir. Tıkalı sinüs kanalları açılır, hastalıklı dokular temizlenir ve sinüslerin doğal drenajı yeniden sağlanır.
Endoskopik Sinüs Cerrahisinin Avantajları Nelerdir?
Bu yöntem dış kesi gerektirmemesi, daha az doku hasarı oluşturması, daha hızlı iyileşme sağlaması ve normal sinüs yapılarının büyük ölçüde korunmasına olanak tanıması gibi avantajlar sunar.
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Ne Kadar Sürer?
Ameliyat süresi hastalığın yaygınlığına ve yapılacak işlemlere bağlı olarak değişmekle birlikte genellikle 30 ila 90 dakika arasında tamamlanır.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Hastalar çoğunlukla birkaç gün içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Tam iyileşme süreci ise birkaç hafta sürebilir ve bu dönemde doktorun önerilerine uyulması önemlidir.
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Ağrılı Bir İşlem midir?
Ameliyat sonrasında genellikle hafif düzeyde ağrı, burun tıkanıklığı ve dolgunluk hissi görülebilir. Bu şikâyetler çoğu zaman reçete edilen ilaçlarla kontrol altına alınabilir.
Endoskopik Sinüs Cerrahisinin Riskleri Var mıdır?
Her cerrahi işlemde olduğu gibi kanama, enfeksiyon ve nadiren çevre dokularla ilgili komplikasyonlar görülebilir. Deneyimli cerrahlar tarafından uygulandığında bu riskler oldukça düşüktür.
Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
Burun temizliği düzenli yapılmalı, ağır fiziksel aktivitelerden bir süre kaçınılmalı, reçete edilen ilaçlar düzenli kullanılmalı ve kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır.
Endoskopik Sinüs Cerrahisinin Başarı Oranı Nasıldır?
Uygun hasta seçimi ve deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğinde Endoskopik Sinüs Cerrahisi yüksek başarı oranına sahiptir ve birçok hastada sinüs şikâyetlerinde belirgin düzelme sağlar.













